Yetişemediklerim

3 gün önce değerli müzikolog Etem Ruhi Üngör’ü kaybettik. Kendisiyle bizzat şerefine nail olamamıştım ancak tanışmak için fırsat kolluyordum. Bu düşünceler içerisindeyken vefat haberini almak ve internette vefat haberlerini incelerken cenazesinin sokak ortasında saatlerce bir çarşaf altında bekletildiğini belgeleyen fotoğrafını gördüğümde bir kez daha insanlığa lanet okudum.

Etem Ruhi Üngör, 87 yaşına kadar müzikle ilgilenmiş, dünyanın en uzun soluklu dergisi olan Musiki Mecmuası’nı bizzat neşretmiş, 700 küsür parçalık müthiş bir enstruman koleksiyonu sahibi, “101 Türk Büyüğü” listesinde adı geçen güzide bir şahsiyetti. Ve bu değer, elimizden okyanusa kayıp düşen bir inci gibi göçüverdi.

Hayatta dünya gözüyle görmek istediğim, atmosferinden faydalanmak, tecrübesine, duruşuna ve şahsiyetine şahit olmak istedim nice şahsiyet birer birer göçüp gidiyor. Hep birşeylere geç kalmaktır ya derdimiz, ben de o büyük dertten muzdariplerdenim. Barış Manço’nun vefatında da benzer duygular sarmıştı beni. Vefat anında tanımadığım ancak daha sonra farkettiğim bazı değerler için de aynı hüznü duymuşumdur. Bekir Sıtkı Sezgin, Cinuçen Tanrıkorur, Ahmet Yüksel Özemre, Ahmet Kabaklı ve diğerleri… Sağlığında tanıyamamış olduğuma üzüldüğüm şahsiyetler…

Evet, 3 gün önce bir yıldız daha kaydı. Allah taksiratını affetsin, mekanını cennet eylesin. İnşaallah “yetişemediklerim listem” daha fazla kabarmaz…